Cilo'da Yarım Kalan Zirve

Dağlar, kimi zaman insanın en büyük hayallerine ev sahipliği yapar; kimi zaman da en ağır vedalara. Cilo Dağları'nda yaşanan bu acı olay, yalnızca bir dağcının hayatını kaybetmesiyle sonuçlanmadı; aynı zamanda dağcılık camiasının yüreğinde derin, sarsıcı ve uzun süre silinmeyecek bir iz bıraktı. Zirveye ulaşma umuduyla yola çıkan Yüksel Işık, en çok sevdiği dağlarda, en çok sevdiği doğanın içinde sonsuzluğa uğurlandı. Geride ise hem büyük bir hüzün hem de dağcılığın özünde yer alan dayanışma ruhunu hatırlatan anlamlı bir hikâye kaldı.

Bu acının içinde, unutulmayacak bir vefa, sorumluluk ve insanlık örneği de yaşandı. Çünkü dağ, yalnızca çıkılan bir yer değil; aynı zamanda karakterin, cesaretin ve ekip ruhunun sınandığı bir alandır. Böyle anlarda ortaya konan duruş, yapılan işin teknik boyutundan çok daha fazlasını ifade eder.

Türkiye Dağcılık Federasyonu Hakkâri İl Temsilcisi ve CİSAD Yönetim Kurulu Üyesi Naci Ertunç öncülüğünde; Emin Noyan, Barış Adıyaman, Beşir Tertemiz, Ömer Faruk Kaya, Mustafa Fıçıcı ve Halit Çeşit’ten oluşan ekip, metrelerce yükseklikte, buzla kaplı kulvarlarda, sarp kayalıklarda ve son derece zorlu hava koşullarında büyük bir özveriyle görev yaptı. Saatler süren bu operasyon, yalnızca teknik bir başarı olarak değil; aynı zamanda dostluğun, cesaretin, ekip olmanın ve insan hayatına duyulan derin saygının en anlamlı örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.

Her kurulan emniyet istasyonu, her dikkatle atılan adım, her sessiz koordinasyon; “Arkadaşımızı dağda bırakmayacağız.” kararlılığının güçlü bir yansımasıydı. Dağcılık ruhu tam da burada anlam kazanır: zor anlarda birbirine omuz vermek, riskin ortasında soğukkanlı kalmak, görev bilinciyle hareket etmek ve en önemlisi insan hayatını her şeyin üzerinde tutmak. Bu yüzden bu operasyon, yalnızca bir kurtarma ya da taşıma çalışması değil; aynı zamanda dağcılığın etik değerlerini ortaya koyan çok kıymetli bir duruş oldu.

Ben de bir CİSAD üyesi olarak, Naci Ertunç’tan aldığımız eğitimlerin sahadaki karşılığını bu operasyonda bir kez daha görmüş oldum. Dağcılık yalnızca tırmanmak değildir; doğru karar verebilmek, ekibi doğru yönlendirebilmek, rehberlik sorumluluğunu taşıyabilmek, kriz anlarında panik yerine sağduyuyu seçebilmek ve her koşulda ekip ruhunu yaşatabilmektir. Naci Hocamızı ve bu zorlu operasyonda görev alan tüm ekibi gönülden kutluyor, gösterdikleri emek, sabır, cesaret ve fedakârlık için teşekkür ediyorum.

Yüksel Işık artık çok sevdiği dağların sessizliğinde... Ardında güzel anılar, örnek alınacak bir yaşam, dostlarının yüreğinde derin bir iz ve dağcılık camiasının unutmayacağı bir hatıra bıraktı. Onun ardından söylenen her söz, aslında dağlara duyulan sevginin, hayata duyulan saygının ve insanın insana verdiği değerin bir ifadesi oldu.
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Ailesine, yakınlarına ve tüm dağcılık camiasına sabır diliyorum. Cilo'da yarım kalan bir zirve, geride ömür boyu unutulmayacak bir vefa hikâyesi bıraktı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
1 Yorum
Metin Keskin Arşivi

Doğanın Emaneti Pazarda Tükenmesin

09 Haziran 2026 Salı 09:15

Bayram Geliyor, Halk Geçim Derdinde

20 Mayıs 2026 Çarşamba 15:44

Hakkâri’de sağlıkta büyük emek

14 Mart 2026 Cumartesi 15:12

Ramazan’da Şehrin Vicdanı Konuşur

12 Mart 2026 Perşembe 14:50

Yeni yıl yeni umut

28 Aralık 2025 Pazar 13:08