Hakan Taş
BİZE BUNU YAPMAYIN!
Çaba ve çalışma olsa da ilimizin çözüme ulaşamayan köklü sorun ve sıkıntıları var. Bu sorunların en büyük muhatabı yani Ankara, yani Bakan makamıdır. Biz YOL sorunu diye sayıklarken, dünya ile bağlantımız kesilirken Ulaştırma ve Altyapı Bakanının ilimize gelmesi değerlidir.
Biz tarih boyunca ELEKTRİK kesintisi yaşamaya devam ederken, doğalgaz ve diğer enerji sektöründeki sorunları yaşarken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın ilimize gelmesi kıymetlidir.
Sürekli tekrarlanan bir yanlışlık var ki bu geleneksel hale geldi.
Hemen konuya giriyorum: Bakanın ilimiz ziyareti programı kapsamında “Basın Toplantısı” vardı. Her birimizin not defterinde yanıt arayan sorular vardı. Van ve Hakkari’den toplam 15 gazeteci Bakan’ı izlemek ve halkımızı bilgilendirmek üzere hafta sonumuzu haber takibiyle geçirdik. Öğretmenevinde üç saat beklemeye koyulduk. Gecikmeli gelen Bakan, bizlerden özür dileyerek toplantı odasına geçti. “Toplantı sonrası sizlerle basın toplantısı yapacağız” dedi. Kapıda ve ayakta beklemeye devam ettik. Bel ağrısı, baş ağrısı vız geldi bize çünkü işimiz bu.
Toplantı sona erince Bakan koruması, “Basın mensupları içeri buyursun” diye seslendi. Sahada olan tüm meslektaşlarım kamera, fotoğraf makinası ve kayıt sistemleriyle, bende not defterimle içeri girdik. Hiçbir partili ve belediye başkanları yerlerinden kalkmadı.
“Basın Toplantısı” demek toplantıyı düzenleyen yetkili ve gazetecilerin baş başa bir araya gelmesi ve soru cevap şeklinde devam eden konuya iştirak etmeleridir. Toplantı sona erdiği halde kimse yerinden kalkmadı ve sadece Sayın Bakan konuştu, noktayı koydu, kalkıp gitti. Yanıt bekleyen sorular not defterimizde yine yanıtsız kaldı.
100 yıl önce Hakkari’mizin üç temel sorunu vardı: “YOL-SU-ELEKTRİK”…
100 yıl sonra yine aynı sorunlarla yaşamaya devam ediyoruz.
Enerji sektörünün en üst makamı Sayın Bakan’ın ilimiz ziyareti sabırsızlıkla beklenen bir detaydı. Basın toplantısı yapılacak denildiği halde basının yüzüne bakmadan, biriken sorulara yanıt vermeden çıkıp gitmesi bizi üzdü ve incitti. Geleneksel hale gelen bu tür bürokrasi program yanlışı dolayısıyla ilimize gelecek hiçbir Bakanı takip etmememizi zorunlu hale getirdi. Zaten meslektaşlarımızın çoğu böyle olacağını bildikleri için gelmediler.
Eski Valimiz ve şimdiki Bakan Yardımcısı Ali Çelik hep şunu derdi; “Biz her tarafa yetişmeyebiliriz. Birçok şeyi de görmeyebiliriz. Siz görün, yazın ve eleştirin”… Benim de bu eleştirim Ak Parti il teşkilatınadır. Bundan sonraki bu tür önemli oluşumlarda lütfen basını sadece peşinizde koşmaya mecbur ve basit görmeyin. Bize hak ettiğimiz değeri verin ki bizde sizi halka taşıyalım…
Bize bunu yapmayın…