Dünyada Ne Çok Kötülük Var

“Kötülüğün zaferi için gereken tek şey, iyi insanların hiçbir şey yapmamasıdır.” demiş Edmund Burke.

Belki de sonuna kadar haklıydı.

Yeryüzünde meydana gelmiş tüm kötülüklerin beslendiği, hatta bu kötülüklerin varlığını sürdürebildiği o karanlık âlem, aslında iyi insanların onları engellemek için yeterli çabayı göstermemesidir.

Sorulması gereken soru: Yeteri kadar iyi mi değiliz? Yoksa kötülük mü çok güçlü?

Daha kötüsü kötülüğün ucu bize dokunmadığı sürece varlığından rahatsız mı olmadık?

Oysa kötülük/kötü insanlar her köşe başını tutmuş durumda. Hayatın en ince kılcal damarlarında dolaşan ve varlığını bu denli kanıksadığımız kötülüğe karşı yeteri kadar sessiz kalmadık mı?

Ekranlardaki savaş görüntüleri, sosyal medyanın toplumsal çürümüşlükle dolu paylaşımları ve nefret söylemleri, insanların dünyayı yok etme eylemleri, hayvanların katledilmesi ve doğanın talan edilmesi, zayıfların her açıdan sömürülmesi, ötekileştirmenin, ‘benden olmayana’ karşı duyulan tahammülsüzlüğün her yerde kendini göstermesi...

Toplumsal kötülüğün en vurucu noktası ise adalet terazisinin bozulmasıdır. Güçlünün zayıfı ezdiği, parası olanın olmayanı yok saydığı, sesi çok çıkanın haklı sayıldığı bir toplum düzenin varlığı.

Şiddetin ise yanı başımızda olduğu bir dünya…

“Daha ne kadar kötülük görebiliriz?” dediğimiz anda, geleceği çalınan çocukları kaydırdığımız ekranlarda görüyoruz. Her türlü istismara ve şiddete maruz kalmış, dünyanın dört bir yanında ailelerinden koparılmış masum yüzler… Öldü sanılıp yası tutulan çocukların ‘kötü’ kelimesinin bile hafif kalacağı sapık ruhlu insanların elinde akla hayale gelmeyecek çirkinlikleri yaşamaları…

Dünyadaki bu sayısız kötülüklere karşı bizim yaptığımız şey ise çoğunlukla oturduğumuz yerden sadece ekran kaydırmak. Bu tepkisizlik ve kötülüğe karşı gösterdiğimiz bu “seyirci kalma sanatı”, duygularımızın ne kadar zedelendiğinin ve kötülüğü ne kadar sıradanlaştırdığımızın kanıtıdır.

Bugün başkasının evini yakan ateş, yarın bizim kapımıza dayanana kadar sessiz kalmak, kötülüğün en büyük zaferidir. Oysa iyilik; ancak aktif bir direnişle, örgütlü, daha cesur ve yüksek bir sesle kötülüğü yenebilir. Bugün sustuğumuz her kötülük bir gün bizim de kapımızı çalabilir.

Dünyadaki bu ağır karanlığı dağıtacak olan şey ise kötülüğün yok edilmesi kadar, iyiliğin sokağa çıkması ve sesini yükseltmesidir.

“Karanlığı lanetlemektense bir mum yakmak daha iyidir.” Konfüçyüs

Bu yazı toplam 83 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Esra Özatak Arşivi

Yitip giden yıldızlar: çocuklarımız

28 Ocak 2026 Çarşamba 22:29

Uzaklarda Bir Yaşam: Hakkari

06 Ocak 2026 Salı 12:13