Esra Özatak
Hakkâri:Dağların arasında bir yaşam mücadelesi
Hakkâri’ de yağan her yağmur, eriyen her kar tanesi bir bereket olarak görülürken, bu coğrafya son aylarda yaşanan aşırı yağışlar ve ani sıcaklık değişimleriyle doğanın gücünü en sert hissettiği zamanlarını yaşıyor. Dağların arasına sıkışmış bu şehir, zorlu coğrafyasıyla imtihan edilmeye devam ediyor. Bu kadim şehir sanki kendi içine kapanmak ister gibi yollarını kendi sessizliğine gömmektedir.
Heyelanla birlikte şehrin “can damarı” olan yollarının çökmesi sadece “yol kapanması” gibi basit bir durumdan çıkıp “yaşam mücadelesi” ne dönüşmektedir. Çünkü o ince şeritler koptuğunda sadece ulaşım değil bir şehrin; umudu, sağlığı ve nabzı da durma noktasına gelir. Çöken sadece bir asfalt değil; bir hastanın şifaya giden yolu, bir öğrencinin yarını, bir esnafın rızkıdır. Dağılan yollarla birlikte bunların hepsi maalesef toprak altında kalmaktadır.
Ve şimdilerde Hakkâri derin bir sessizliğin içinde duyulmayı beklemektedir.
Kentin dış dünyayla bağlantısının kopma noktasına gelmesiyle insanlar birçok hizmetten mağduriyet yaşamaya başlamıştır. Dışarıdan gelen bir tırın taşıdığı sadece gıda değil, hayatın devam ettiğinin kanıtıdır. Boşalan raflarla birlikte artan fiyatlar ve geciken çözümler; insanlara sadece mağduriyet değil “sahipsizlik” ve “unutulmuşluk” hissi uyandırmaktadır.
Evet, coğrafya kaderdir; ama bu kaderde insanı yalnız bırakmamak, köprüler kurmak bir tercihten çok zorunluluktur. Hakkâri’nin bu makûs talihi, yollarının her yağışta bir bekleyişe dönüşmemelidir. Bu kaderi bir çile olma durumdan kurtarmak o coğrafyayı vatan kılanların borcudur. Yol medeniyettir öyleyse hiçbir halk o medeniyetten mahrum kalmamalıdır.
Dağların arasında hayat kuran bu insanlar modern dünyanın teknoloji imkânlarıyla coğrafyanın bu hırçınlığına karşı daha sağlam cevaplar beklemektedir. Devletin o güçlü elini tünellerin karanlığında sönmeyen bir ışık, viyadüklerin ayaklarında sağlam bir beton olarak görmek istemektedir.
Hakkâri, sadece uzak bir şehir değil, bu ülkenin en uçtaki nöbetçisidir ve nöbetçinin yolu her daim açık ve güvenli olmalıdır.