Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde her yıl tekrarlanan anız yangınları, üzerinde derin derin düşünmemiz ve artık bir an önce harekete geçmemiz gereken çok acı bir gerçektir. İnsanlarımızın bu konudaki bilinçsizliğini ve duyarsızlığını anlamakta inanılmaz güçlük çekiyorum. Eğer bir toplumda çevre bilinci okulda veya üniversitede verilemiyorsa, ailede verilmelidir. Ailede de bu eğitim yoksa, ne yazık ki büyük felaketler peşimizi bırakmaz.
Anız yangınları çoğunlukla çevreye sorumsuzca atılan bir sigara izmaritinden, güneşte mercek görevi gören cam şişelerden ya da tamamen bilinçsizce yakılan ateşlerden kaynaklanıyor. Bu felaketlerin önüne geçebilmek için adeta bir eğitim seferberliği başlatmalıyız. "Eğitim şart" şiarıyla yola çıkarak; günün büyük bölümünü ekran başında geçirenler için televizyonlarda sürekli kamu spotları yayınlanmalı, ilkokuldan üniversiteye kadar tüm eğitim kademelerinde bu konu zorunlu olarak işlenmelidir. Aksi takdirde vay halimize!
Unutmamalıyız ki anız yakmak, sadece toprağı öldürmekle kalmaz; o toprağa gece gündüz emek veren insanın ekmeğini de yok etmek demektir. Üstelik bu yangınlar rüzgarın da etkisiyle hızla evlere ve ormanlara sıçrayabiliyor. Rabbim korusun; ağaçlarımız küle dönüyor, yüzlerce sessiz can dostumuz, hayvanlarımız can veriyor ve neticede hepimiz nefessiz kalıyoruz.
Bir doğa sever olarak üzülerek belirtmek isterim ki artık çok acil bir şekilde aklımızı başımıza toplamak zorundayız. Yoksa sonumuz felaketlerle dolu olacak. Tabii ki bu mücadelede sadece bireylere değil, devlet kurumlarımıza ve belediyelerimize de çok büyük görevler düşüyor. Yangın riski yüksek olan bölgelerde halkı hızla bilinçlendirmek, yangınları asgari düzeye indirmek veya tamamen kontrol altına almak için yerel yönetimlerin sorumluluk alması şarttır.
Bölgemizde sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıktığı bu zor günlerde; başta İtfaiye ve AFAD ekiplerimiz olmak üzere, sahada canla başla mücadele eden tüm kurumlarımıza ve gönüllü insanlarımıza Rabbim güç, kuvvet versin.
Anız yangınlarını sadece sosyal medyada paylaşarak üzülmek yetmez; bu felaketi tamamen bitirmek ya da en asgari düzeye indirmek için hep birlikte çalışmalı, çaba sarf etmeliyiz.