Yusuf Yetiş
41 Derecelik sıcakta hayati uyarılar
Diyarbakır ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi, bu hafta son yılların en yüksek sıcaklık dalgalarından biriyle karşı karşıya. Termometrelerin 41 derece ve üzerini göstermesi beklenen bu kritik günlerde, sıcaktan korunmak ve toplumsal bilinci artırmak adına hayati uyarılar peş peşe geliyor. "Güneşte tavada yumurtanın bile pişebileceği" bu kavurucu günlerde, hem kendi sağlığımız hem de çevremiz için ekstra dikkatli olmamız gerekiyor.
65 Yaş Üstü ve Kronik Hastalar İçin Kritik Süreç
Uzmanlar, özellikle risk grubundaki vatandaşların bu hafta mecbur kalmadıkça dışarı çıkmaması gerektiğinin altını çiziyor.
65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile kronik rahatsızlığı (tansiyon, kalp, şeker vb.) olan bireyler, kendilerini bu kızgın güneşten mutlaka muhafaza etmelidir.
Yüksek tansiyon ve kalp hastaları, olası acil durumlar için ilaçlarını kesinlikle yanlarında bulundurmalıdır.
Mecburi işleri nedeniyle dışarı çıkmak zorunda olan herkes, vücudun susuz kalmaması için yanında mutlaka su taşımalı ve bol sıvı tüketmelidir.
"Önce Sağlık, Sonra İş": İşverenlere Çağrı
Sıcaklığın zirve yaptığı bu günlerde iş dünyasına da büyük bir sorumluluk düşüyor. İşverenlerin, bu ekstrem hava şartlarında personellerine karşı anlayışlı ve koruyucu bir tutum sergilemesi gerekiyor. Unutulmamalıdır ki; önce sağlık, sonra iş gelir.
Evlerde ve Balkonlarda "Gizli Bomba" Tehlikesi!
Yaz ortasında olmamız sebebiyle birçok vatandaşımız geceleri balkonda veya açık alanlarda uyumayı tercih ediyor. Ancak gündüzleri açıkta bırakılan bazı nesneler büyük tehlike saçıyor:
Balkonlarda veya güneş gören yerlerde kesinlikle çakmak bırakılmamalıdır. İçindeki gaz nedeniyle aşırı sıcakta genleşen çakmaklar, adeta küçük birer bombaya dönüşebilir.
Aynı şekilde cep telefonları ve bataryalı cihazlar da yüksek ısıya maruz kaldığında patlama riski taşır. Allah muhafaza, büyük facialara yol açmamak için bu cihazlar doğrudan güneş ışığından korunmalıdır.
Sokaktaki Canlarımızı Unutmayalım
Bu yüksek dereceli sıcaklarda sadece bizler değil, sokak hayvanları da büyük bir yaşam mücadelesi veriyor.
Tüm vatandaşlarımızdan istirhamımız; herkes binasının önüne bir kap temiz su koymalıdır.
İş yeri sahipleri de aynı duyarlılığı göstererek, dükkanlarının bir köşesinde sokak hayvanları için mutlaka bir kap su bulundurmalıdır.
"Gündüz Bizim, Gece Doğanın Sahiplerinin"
Hafta sonu veya boş zamanlarında doğaya, gezmeye, pikniğe giden vatandaşlarımızın çevreye karşı çok daha sorumlu davranması gerekiyor.
Piknik alanları terk edilmeden önce etraf tamamen temizlenmeli ve çöpler bırakılmamalıdır.
En önemlisi, yakılan piknik ateşlerinin tamamen söndüğünden emin olunmalıdır.
Bilinmelidir ki doğayı korumak hepimizin vatandaşlık ve insanlık görevidir. Gündüz bizlerin vakit geçirdiği o yeşil alanlar, geceleri oranın asıl sahibi olan yaban hayvanlarının yuvasıdır. Onların yaşam alanlarına saygı duymalı ve rahatlarını bozmamalıyız. Bu kavurucu sıcak haftasında herkesi dikkatli, tedbirli ve duyarlı olmaya davet ediyor; sağlıklı günler diliyorum.