Yusuf Yetiş
"Günde kaç defa kul hakkı ihlal ediyoruz?"
Kul hakkı denilince çoğumuzun aklına hemen birinin parasını çalmak, malına el koymak ya da maddi bir zarara uğratmak gelir. Oysa kul hakkı, hayatın her anına yayılmış, ince detaylarda gizli devasa bir sorumluluktur. Yüce Allah’ın huzuruna "kul hakkıyla gelmeyin" buyruğu, sadece kasamızı değil; tavrımızı, edabımızı, doğaya ve canlılara olan nezaketimizi de kapsar. Sadece İslam’da değil, evrensel ahlakta ve diğer semavi dinlerde de temel ilke şudur: Sana yapılmasını istemediğini başkasına yapma.
Ancak ne yazık ki modern şehir ve sosyal hayatta bilerek ya da bilmeyerek kul hakkını çiğniyor, sonra da bunu sıradanlaştırıyoruz. İşte günlük yaşamda "küçük" gördüğümüz ama vebalı büyük olan o kul hakları:
Kişisel Alan İhlali: Toplu taşımada bacakları açarak oturmak, yanındakinin sınırına taşmak veya koltuğa rahatça yaslanıp başkasının konforunu çalmak bir hak ihlalidir.
Trafik ve Yol Hakkı Gaspı: Direksiyon başındaykan kural tanımayıp bir başka sürücünün geçiş hakkını (yol hakkını) gasp etmek, sıkıştırmak ya da sinyal vermeden önünü kesmek kul hakkıdır. Aracını yaya geçidine/engelli rampasına park etmek; daha da kötüsü trafikte birine veya bir araca vurup arkasına bakmadan kaçmak ise hem bir insanın emeğini çalmak hem de canına kastetmektir.
Sigara Dumanı ve Duman Tacizi: Bir ortamda otururken yanındaki sigara içmeyen insanlardan müsaade istemeden pat diye sigara yakmak, başkasının sağlığını ve havasını hipotek altına almaktır. Aynı şekilde yolda yürürken fütursuzca içilip arkadan gelen insanın yüzüne üflenen sigara dumanı da açık bir hak gaspıdır.
Komşuluk Hakkı ve Balkon Saygısızlığı: Gecenin bir yarısı gürültü yapmak ya da balkondan aşağıya çöp, çırpıntı, kırıntı silkelemek; alt kattakilerin ve komşuların huzurunu, temizliğini katletmektir.
Çevre ve Doğa Katliamı: Arabanın camından dışarıya çöp atmak veya piknik yapıp doğada pisliğini bırakıp gitmek, sadece insanlara değil; orada yaşayan masum hayvanların yaşam alanını bozduğu için canlı hakkına girmektir.
Rızasız Kullanım: Bir başkasının eşyasını veya imkanını izinsiz, "ne olacak canım" diyerek kullanmak doğrudan hak gaspıdır. Hayatımız bu ve buna benzer onlarca "küçük" gördüğümüz ama hesabı çetin yanlışlarla dolu. Bilmiyoruz, görmezden geliyoruz ya da önemsemiyoruz. Oysa kul hakkı, hak sahibi helal etmedikçe kapanmayan tek hesaptır.
Rabbim bizleri ıslah etsin; basiretimizi açsın ve bizleri insan, doğa ve canlı hakkıyla imtihan olmaktan, başkasının ahını almaktan muhafaza buyursun. Çünkü bu hesap, taşınması en zor yüklerden biridir.