Leyla Sapmaz
Nezaket bir lütuf değil, görevin parçasıdır
Bugünlerde sokakta, hastane koridorunda ya da hizmete tahsis edilen yerlerde yürürken en çok neyin eksikliğini hissediyoruz? Para mı? Teknoloji mi? Hayır. Eksikliğini duyduğumuz şey; karşılıklı sorumluluk bilinci ve temel merhamet.
Şiddetin her türlüsüne ve liyakatsizliğin getirdiği hantallığa karşı durmak, uygar bir insanın birincil görevidir. Ancak madalyonun diğer yüzünde, bir kısım hizmeti sunucuların “lütfediyormuş” tavrı yatmaktadır.
Gelin sağlık hizmetleri açısından bu kördüğümü birazcık konuşalım.
Toplumda yerleşmiş bir algı var: Kamu hizmetinin “bedava” sanılması. Oysa o kapıdan giren her vatandaş primini ödüyor, o önlüğü giyen her görevli de maaşını bu primlerden alıyor. Dolayısıyla, kimsenin kimseye “kapris” yapma lüksü yoktur.
Özel hastane ile kamu hastanesi arasındaki fark, sadece dekorasyon ve konfor olmalıdır; hizmetin kalitesi, tıbbi özen ve insani nezaket değil.
Merhamet içten gelmiyorsa, Yasadan gelmeli.
“Eğitim aileden başlar “dedik, “insanın içinde olacak” dedik ama gördük ki bu boşluğu doldurmaya yetmiyor. Sokaklara tükürenlerden, trafikte hak gasp edenlere kadar toplumsal ahlak kan kaybediyor.
Eğer bireysel vicdanlar kurumuşsa ve sosyal medyada beğeni almak uğruna “sözde erdemler” orada sergileniyor ise, hukuki yaptırım ve sıkı denetim devreye girmelidir. Yere tükürmek gibi çevre kirliliğinden, güveni kötüye kullanmaya kadar her alanda “vicdan” yerine “ceza” mekanizması, tavizsiz işletilmelidir.
Gelişmiş toplum; herkesin birbirine gülümsemek zorunda olduğu bir yer değil, herkesin birbirinin hakkına saygı duymak zorunda olduğu bir yerdir. Merhamet bir seçenek olabilir ama saygı ve sorumluluk bir zorunluluktur. Nezaket bir lütuf değil, profesyonelliğin en temel şartıdır.
Merhameti bir “duygu” olmaktan çıkarıp, bir “toplumsal standart” haline getirmek zorundayız. Eğer sistem, her etkileşimi şeffaf bir zincire kaydediyorsa; işte o zaman gerçek liyakat başlar.
Yerlere tükürmek, kamu malına zarar vermek veya trafikte başkasının hakkını gasp etmek gibi “merhametsiz” davranışlar, blockchain tabanlı bir toplumsal sicil sistemine işlenebilir. Bu puanı düşük olanlar, kamu hizmetlerinden yararlanırken veya belirli imtiyazlara erişirken(örneğin vize işlemleri veya düşük faizli kredi) bunun bedelini öderler.