Aynadaki yüzümüz ve bereketin sessiz gidişi

​Eski Türk sinemasının o unutulmaz klasiğinde, hırslarının ve parasının esiri olmuş bir adamın trajikomik hikâyesini izlerken aslında toplumsal bir röntgen çekildiğini görürüz. Filmin en çarpıcı yanlarından biri, kolay yoldan köşeyi dönme sevdasıyla suça bulaşan, ardından işlediği hatanın ağırlığı altında ezilip vicdan azabı çeken o gençlerin halidir. O günün dünyasında hata yapmak mümkündü; fakat hata yaptıktan sonra utanç duymak, pişman olmak ve yüzü kızarmak da mümkündü.

​Bugün dönüp etrafımıza baktığımızda asıl krizin suçun varlığında değil, pişmanlığın yokluğunda yattığını görüyoruz. Arsızlığın cesaret, hak yemenin açıkgözlülük, kuralları çiğnemenin ise beceri olarak yutturulduğu bir zaman diliminden geçiyoruz. Dün suç işleyen genç mahcubiyetinden yerin dibine girerken; bugün hakkı olmayan bir güce, makama veya kazanca çökenlerin bunu gurur vesilesi yaptığına tanık oluyoruz. Suç ve günah kanıksandıkça, kul hakkı sıradanlaştıkça toplumun ahlaki pusulası ibresini kaybediyor.

​Peki, bir toplumda bereket neden kaçar?

​Bereket dediğimiz şey sadece cüzdandaki paranın çokluğu ya da tarladaki mahsulün miktarı değildir. Bereket; huzurdur, emniyettir, adalete olan güvendir, komşunun komşuya gözü kapalı inanabilmesidir.

  • ​Adaletin yerini kayırmacılık aldığında,
  • ​Emeğin değerini fason başarılar yok ettiğinde,
  • ​Sözün namusu unutulup sadakat sadece çıkara endekslendiğinde,
  • ​Hak yemek "fırsatı değerlendirmek" diye maskelendiğinde, o toplumdan bereket sessizce çekip gider.

​Kazanç çoğalır ama huzur azalır; binalar yükselir ama insanlık küçülür. Bereket, adaletin ve mahcubiyet duygusunun yaşamadığı topraklarda barınamaz.

​Toplumları ayakta tutan şey kusursuz insanlardan oluşmaları değildir. Hata yapıldığında mahcup olabilmek, haksızlık karşısında utanabilmek ve helalleşmeyi bilebilmektir. Ne zaman ki arsızlığı çabukluk, haksızlığı zeka saymaktan vazgeçeriz; işte o zaman hem vicdanımızın hem de soframızın bereketi geri dönecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Leyla Sapmaz Arşivi

Kendi Gölgesinde Isınan Toprak

23 Eylül 2026 Çarşamba 12:55

Pimi Çekilmiş Hayatlar

17 Eylül 2026 Perşembe 16:55

Çocukluğun Hasat Zamanı

10 Eylül 2026 Perşembe 09:36