Nevzat Kızılban

Nevzat Kızılban

1998’de Hakkari’de Zamanla Yarış: Altay Caddesi

​Şehirler, yalnızca taştan ve betondan ibaret yapılar değildir; onları yaşayan birer mekan kılan, idarecilerinin vizyonu, mühendislerinin cesareti ve verilen sözlerin arkasında durabilme iradesidir. Zaman geçer, teknoloji gelişir, imkanlar katlanarak artar.

Ancak bazen dönüp geçmişe baktığımızda, bugünün tüm gelişmiş olanaklarına rağmen iş yapma ahlakı ve hızı açısından ne kadar geride kaldığımızı görmek insanı derin bir burukluğa sürükler. Tam da bu noktada, 1998 yılının Hakkari’sine, Altay Caddesi’ne gitmek ve o gün Nevzat KIZILBAN tarafından yazılan başarı hikayesini yeniden hatırlamak gerekir.

​1998 yılında Hakkari'nin kalbi sayılan Altay Caddesi’nin zemin düzenlemesi, kar ve yağmur suyu drenaj sistemleri, satıh kilitli parke döşeme kaplama ve kaldırım sistemlerinin yenilenmesi gündemdeydi. Ziraat Bankası Kavşağı’ndan Hakkari Lisesi Kavşağı’na kadar uzanan bu kritik hattın tüm plan, proje ve uygulama sorumluluğunu kontrolüm altında üstlenmiştim. Hazırladığım çalışma takvimi sıradan bir takvim değildi; tam 10 günlük, neredeyse imkansız görünen ama milimetrik hesaplanmış bir iş programı ortaya koymuştum.

​İşin ilk günü sahaya indiğimizde, dönemin Valisi Sayın Nihat Canpolat ve merhum Büyük Belediye Başkanı Abdurrahman Keskin alana geldiler. Şehrin kaderini değiştirecek bu altyapı adımı öncesinde Vali Bey şahsıma dönerek, birçoğunun aylarca süreceğini düşündüğü o soruyu sordu: "Mühendis Bey, cadde kaç ayda tamamlanır?"

​Hiç tereddüt etmeden, projeme ve ekibime olan inancımla cevabımı verdim: "Vali Bey, 10 günde tamamlanacak." ​Bu iddialı cevap karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Vali Bey, bürokratik ezberleri bozan bir meydan okumayla karşılık verdi: "Sen 10 günde tamamla, tüm caddeye yapılan masrafları Valilik karşılayacak."

​Sayın Vali alandan ayrıldıktan sonra, bölge insanının samimiyeti ve o içten üslubuyla merhum Başkan Abdurrahman Keskin yanıma yaklaştı ve halisane bir kaygıyla sordu: "Mamo, dê çawa deh rojan xelas bıki?" (Mamo, 10 günde nasıl bitireceksin?)

​Ona verdiğim yanıt, sadece bir taahhüt değil, bir mühendislik ve yönetim sözüydü: "Başkanım, 10 gün sonra sizi burada açılışa bekliyorum. Hakedişi de o gün Sayın Vali’ye tam burada takdim edeceğim."
​Ve nihayetinde sözümüzün, emeğimizin ve planlamamızın arkasında durduk.

Geceyi gündüze katan bir disiplin, doğru altyapı yönetimi ve sarsılmaz bir kararlılıkla Altay Caddesi tam 10 gün içinde tamamlandı. Açılış günü geldiğinde hakediş, bizzat Sayın Vali Nihat Canpolat tarafından takdirle ödendi. 1998 yılının kıt imkanlarıyla, kısıtlı iş makineleri ve imkansızlıklar içinde başarılan bu iş, Hakkari belediyecilik tarihine altın harflerle kazındı.

​Şimdi aradan yıllar geçti. İş makinelerinin, gelişmiş altyapı teknolojilerinin, devasa bütçelerin ve hazır malzemenin bolca bulunduğu günümüz koşullarına bakıyorum. Aynı ölçekteki, hatta çok daha basit zemin ve kaldırım düzenlemelerinin aylarca sürmesini, bitmek bilmeyen kazıları, plansızlığı ve hem esnafı hem vatandaşı canından bezdiren bürokratik hantallığı izlemek acı verici bir trajediye dönüşmüş durumda.

​Teknolojinin ve imkanların katbekat arttığı günümüzde işlerin hıza ve kaliteye dönüşmek yerine birer çileye dönüşmesi, sorunun imkansızlıklarda değil; vizyon, adanmışlık ve liyakat eksikliğinde olduğunu açıkça gösteriyor. Çeyrek asır önce 10 günde bitirilen bir Altay Caddesi örneği ortadayken, bugünün imkanlarıyla sergilenen bu ağırdan alma anlayışı kabul edilemez.

​Dünün kısıtlı imkanlarıyla tarih yazan o ruh, bugün teknolojiye yenik düşmüştür. Oysa şehirler; "Mamo dê çawa xelas bıki" sorusuna cesaretle "10 günde" diyebilen ve o sözü tutabilen vizyoner idareciler ve kararlı mühendislerle yükselir. Geçmişin bu ilham verici gerçeği, bugünün idarecilerine ders, geleceğine ise bir meşale olmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Nevzat Kızılban Arşivi

Liderler geçer, bilgi kalır

20 Eylül 2026 Pazar 11:43

Liderlerden bağımsız bir gelecek

18 Eylül 2026 Cuma 09:22

İran ve Ortadoğu’nun geleceği

15 Eylül 2026 Salı 09:26

"Bir erdem Abidesinin ardından

28 Ağustos 2026 Cuma 19:58

Dokunmadan Sevebilmek

02 Temmuz 2026 Perşembe 16:31

Karanlığın İçinden Doğan Meşale

17 Haziran 2026 Çarşamba 10:07

Rahmi koç, maskelerin ardındaki zihniyet:

06 Haziran 2026 Cumartesi 10:31