Buna kader diyemeyiz…

Bazı şehirler vardır; kaybetmeye o kadar alıştırılmıştır ki, yaşadıkları ihmaller “kader” diye adlandırılır.

Hakkâri de ne yazık ki bu şehirlerden biri.

Ama hayır… Buna kader diyemeyiz.

Hakkâri, profesyonel liglerde takımı olmayan sayılı illerden biri. En son milenyumun ilk yılında profesyonel ligde yer almıştı.

O günden bugüne tam 26 yıl geçti. Aradan geçen onca yıla rağmen Hakkâri hâlâ profesyonel futbolun kapısına dahi yaklaşamadı.

Oysa Doğu ve Güneydoğu’da nice il, bugün en üst liglerde mücadele ediyor. Peki, Hakkâri neden yerinde sayıyor?

Çünkü bu bir kader değil; ihmalin, ilgisizliğin ve sahipsizliğin sonucu.

Hakkâri, futbol anlamında tesisi olmayan tek il. Antrenman sahası yok, konaklama tesisi yok, dinlenme alanı yok. İl genelinde yalnızca bir futbol sahası var.

Onlarca amatör takım, kadın futbol takımları ve altyapılar… Hepsi o küçük sahaya sıkışmış durumda. Böyle bir ortamda nasıl altyapı gelişsin? Nasıl sürdürülebilir başarı beklensin?

Tesis olmayınca dışa bağımlılık kaçınılmaz oluyor. Maddi yük katlanıyor. Bunun en somut örneği, ilimizi Bölgesel Amatör Lig’de temsil eden Hakkâri Zapspor. Takımın kendine ait tesisi yok.

Oyuncular Hakkâri Üniversitesi misafirhanesinde kalıyor. Misafirhane ile şehir ve saha arası beş-altı kilometre. Sabah kahvaltısı ve öğle yemeği var; akşam yemeği ise kilometrelerce öteden geliyor. Kışın çetin geçtiği bu şehirde, yemek oyunculara ulaştığında çoğu zaman soğumuş oluyor.

Türkiye’de ulaşım otobüsü olmayan nadir takımlardan biri Hakkâri’nin takımı. (Yüksekova’yı ayrı tutarsak.)

Amatör ligde mücadele eden takımların durumu ise daha da vahim. Sezon başında valiliğin verdiği 150 bin lira dışında ne bir destek, ne bir sponsorluk, ne de bir sahip çıkan var.

Üç haftadır amatör lig oynanamıyor. Neden?

Çünkü ilin tek sahası karla kaplı. Kar temizleme aracı yok. Olan tek araç ise arızalı. Futbol, bu şehirde kelimenin tam anlamıyla donmuş durumda.

Eğer bugün Hakkâri’de hâlâ Bölgesel Amatör Lig’de bir takım varsa, kadın futbolu ayakta durabiliyorsa, amatör lig tamamen bitmediyse; bunu büyük ölçüde Hakkâri Valisi Sayın Ali Çelik’e borçluyuz. O olmasa belki bugün bunların hiçbiri olmayacaktı.

Ama bir gerçeği daha söylemek zorundayız:

Hakkârili iş insanları, Hakkâri’yi ve Hakkâri futbolunu çoktan kafalarından silmiş durumda.

Yüksekova ilçemiz; yönetim anlayışı, iş insanları ve sahiplenme kültürü bakımından bizden 40–50 yıl ileride. Yüksekova’daki takımların her birinin otobüsü varken, Hakkari’de mecazi anlamda el arabası bile yok.

Sorun imkânsızlık değil.

Sorun zihniyet.

Biz günübirlik düşünen, yarını planlamayan bir Hakkâriliyiz. Bugün sevinen, yarını unutan; sorunları konuşup çözüm üretmeyen bir anlayışın içindeyiz.

Şunu açıkça söyleyelim:

Hakkâri’ye tesis kazandırılmadan, altyapı oluşturulmadan ve kalıcı maddi kaynaklar sağlanmadan bu şehir futbol adına gelecek kuramaz. Başarı tesadüf değildir; emek, planlama ve sahiplenme ister.

Son olarak soruyu sizlerin vicdanına bırakıyorum:

Hakkâri bunları hak ediyor mu?

Benim cevabım net:

Hakkâri, sahipsizliği değil; umudu, yatırımı ve adaleti hak ediyor.

Bu yazı toplam 253 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
1 Yorum
Murat Taş Arşivi

Bir Ayhan Tunç gerçeği

30 Aralık 2025 Salı 11:18

Hakkı Hakan hakkını verdi

28 Aralık 2025 Pazar 18:48

Federasyonun terazisi yok..

21 Aralık 2025 Pazar 20:20

Bir mağlubiyetin ardından

15 Aralık 2025 Pazartesi 11:21

Bir ilçenin gururu, bir ilin özlemi

08 Aralık 2025 Pazartesi 11:00

Hakkâri’de filizlenen bir umut

03 Aralık 2025 Çarşamba 09:48