Hakkarili Cingöz
Eğitimde başarı, ölçüde adalet
Eğitimde Büyük Emek, Küçük Detaylarda Büyük Kırgınlıklar
Hakkari Valisi Ali Çelik ve İl Millî Eğitim Müdürü Nurettin Yılmaz, eğitim kalitesini yükseltmek adına gerçekten büyük bir çaba sarf ediyor. Merkez, ilçe, belde, köy ve mezra demeden; yörenin en ücra noktasındaki okullara kadar ulaşarak eğitimi yerinde takip ediyorlar. Bu gayret, Hakkâri adına küçümsenmeyecek bir başarıdır.
Bir zamanlar Hakkâri’nin adı, ne yazık ki televizyon ekranlarında “eğitimde son sıralar” söylemleriyle anılırdı. Batı ile Doğu arasındaki eğitim farkı sıkça dile getirilirdi. Ancak bugün gelinen noktada, Hakkârili çocukların her şeye rağmen iyi yerlere gelmeyi başardığını görmek gurur vericidir. Artık gönül rahatlığıyla “Hakkâri eğitimde belirli bir seviyeye ulaştı” diyebiliyoruz.
İl Millî Eğitim Müdürü’nün okul müdürleriyle yaptığı toplantılarda özellikle vurguladığı bir konu var: öğrenci psikolojisini anlamak. Bir öğrencinin, öğretmeninden anne-baba şefkati görmesi gerektiğini sık sık dile getiriyor. İşte eğitimin asıl ruhu da burada yatıyor.
Bu noktaya gelinmesinde emeği olan başta ilimizin Valisi, İl Millî Eğitim Müdürü ve tüm eğitim camiasına teşekkür etmek gerekiyor. Ancak, bir gerçeği de görmezden gelmemeliyiz.
Değerli öğretmenlerimizin, çocuk psikolojisini çok iyi bilmesi ve öğrencilerine her zaman moral vermeyi bir ilke edinmesi büyük önem taşıyor. Hakkâri’de bir okulda, aynı aileden iki kardeşin her dönem ya takdir ya da teşekkür belgesi alarak yarıyıl tatiline girdiği biliniyor. Ancak ne yazık ki bu dönem, hak edilen belgenin verilmediği yönünde ciddi kırgınlıklar yaşanıyor.
Ailelerin karneleri incelemesi ve uyarıları sonucunda belgelerin belirlendiği iddiaları, eğitim adına düşündürücüdür. Bir öğretmen öğrencisini nasıl takip etmez? Bir çocuğun hayalleriyle oynamak bu kadar kolay mı? Takdir alması gereken bir öğrencinin eline zorla teşekkür belgesi tutuşturmak, sadece bir belge meselesi değildir; bu, bir çocuğun motivasyonunu ve özgüvenini zedelemektir.
Bir puan ya da yarım puan yüzünden hem öğrenci hem de ailesi neden üzülür? Karneler hazırlanırken daha dikkatli, daha özenli olunmalıdır. Okul müdürleri bu konuda öncü olmalı, süreci titizlikle denetlemelidir. Bir puan eksikse tamamlamak, öğrenciyi sevindirmek ve daha çok çalışmaya teşvik etmek neden bu kadar zor?
Birçok veli, çocuklarının karnelerinde hak ettiklerinin verilmediğini dile getiriyor. Nezaket göstermek, öğrencisini yakından takip etmek, bir öğretmenin mesleki sorumluluğunun parçası değil midir?
Bir öğrencinin takdir almaması için yarım puanı çok gören öğretmenler, acaba ne anlatmak istiyor? Bu tutumla öğrenciye hangi mesaj veriliyor?
TAKDİR ALMASI GEREKEN BİR ÖĞRENCİNİN ELİNE TEŞEKKÜR BELGESİ TUTUŞTURMUŞLAR. TAKTDİRİ OKUL YÖNETİMENE VE SINIF ÖĞRETMENİNE BIRAKIYORUZ.
