Nevzat Kızılban
Doğumdan sonsuzluğa: yerel yönetimlerin insana ve yaşama dokunuşu
Dünyaya gözlerini açan her çocuk için "hoş geldin" demek ne kadar kutsal bir haksa, hayatın kaçınılmaz gerçeği olan vedalarda, ebediyete göç eden sevdiklerimizi uğurlamak da bir o kadar insani ve doğal bir haktır. Yaşamın bu iki kırılma noktası, toplumların dayanışma ruhunu ve yerel yönetimlerin vatandaşının yanında durma gücünü sınayan en temel eşiklerdir.
Yaklaşık 5 milyon insanın yaşadığı İzmir'den Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki kentlerimize uzanan sosyal belediyecilik haritası, bu kutsal hakların kamu eliyle Belediye hizmetleri olarak nasıl kucaklandığını veya vatandaşı nasıl sorunları ile başbaşa bıtaktığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
İzmir'de Beşikten Başlayan Dayanışma: Süt Kuzusu ve Yeni Doğan Destekleri
İzmir, sosyal belediyecilik anlayışının simge uygulamalarından biri olan "Süt Kuzusu" projesiyle, ihtiyacı olan çocukların ilk iki yılına doğrudan dokunuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen bu ana proje kapsamında, bebeklerin en kritik gelişim dönemi olan ilk iki yıl boyunca ailelerin yanında duruluyor ve düzenli süt desteği sağlanıyor.
Kentin ilçe belediyeleri de bu büyük dayanışmaya kendi sosyal yardımlarıyla katkı sunuyor; dönemsel mama, bebek bezi ve içinde zıbın ile battaniyenin yer aldığı "Hoş Geldin Bebek" paketleriyle ailelerin sevincine ortak oluyor.
Buna karşılık doğudaki, Güneydoğudaki kentlerimize bakıldığında tablo oldukça farklılaşıyor. Hakkari, Van, Ağrı, Bitlis, Siirt, Batman, Mardin, Şırnak, Bingöl ve Diyarbakır belediyelerinin hiçbirinde, yeni doğan bebeklere İzmir'deki gibi iki yıl boyunca kesintisiz ve düzenli süt desteği sağlayan spesifik bir sosyal yardım programı bulunmuyor. Bu durum, çocukların gelişim çağında yerel yönetim desteğine erişim hususunda kentler arasındaki yaklaşım farklılığını gözler önüne seriyor.
Taziye Kültürü ve Son Görevde Belediyecilik Farkı
Yaşamın diğer ucu olan ebediyete intikalde ise acıyı paylaşmak, taziye evlerini bereketlendirmek ve kederli ailelerin üzerindeki yükü almak büyük önem taşıyor. İzmir’de yerel yönetimler, hayata gözlerini yuman her bir vatandaş için taziye süresince yeme-içme dahil tüm süreçte ailenin yanında yer alıyor. Genellikle pratik ve taşınabilir gıdaların tercih edildiği İzmir’de, taziye boyunca gelen tüm misafirlere pide ve ayran ikram edilerek acılı ailelerin misafir ağırlama telaşı ortadan kaldırılıyor.
Doğu ve Güneydoğu kentlerimizde ise geleneksel taziye kültürünün çok güçlü olmasına rağmen, belediyelerin bu süreçteki payı bölgesel farklılıklar gösteriyor:
Batman Belediyesi (Örnek Model): Bölgedeki en kapsamlı taziye hizmetini sunan Batman’da, taziye evi bulunan 46 mahallede 3 gün boyunca vatandaşlara tamamen ücretsiz sıcak yemek (kavurma, pilav, ayran ve tatlı), çay ve su ikramı yapılıyor. Üstelik taziye evlerinin elektrik ve doğalgaz giderleri de tamamen belediye tarafından karşılanıyor.
Taziye Evi ve Lojistik Desteği Veren Belediyeler: Van, Ağrı, Bitlis, Mardin, Şırnak, Bingöl ve Diyarbakır büyükşehir ile il belediyeleri; taziye evi tahsisi, çadır, oturma alanı, temizlik ve düzenleme gibi lojistik altyapıları eksiksiz sağlasa da doğrudan sıcak yemek ikramını bir standart olarak belediye bütçesinden karşılamıyor. Bu kentlerde yemek hizmeti genellikle acılı ailelerin kendi imkanlarıyla yürütülüyor.
Siirt ve Hakkari: Hakkari’de düzenli ve standart bir taziye yemeği dağıtımı bulunmayıp cenaze nakli veya çadır gibi temel hizmetler verilirken; Siirt’te geçmiş dönemlerde yemek ikramı yapılsa da güncelde Batman’daki gibi 3 günlük kesintisiz sıcak yemek hizmeti standart bir prosedür haline gelmiş değil (Siirt halkı tarafından Batman modeli sıkça talep ediliyor).
Sonuç: Yaşamın Her Anında Şefkatli Bir El
Doğumun coşkusu da ölümün hüznü de kaçınılmazdır; sonucu değiştirmek asla mümkün değildir. Ancak bu süreçlerde bireyin yalnız olmadığını hissettirmek, yerel yönetimlerin en şerefli ödevidir. İzmir’in çocukların ilk iki yılına damga vuran "Süt Kuzusu" gibi sürdürülebilir vizyon projeleri ve üç gün boyunca taziyedeki yemek, içecek ikramı anlayışı ile Batman’ın taziye evlerindeki eksiksiz 3 günlük sıcak yemek modeli, sosyal belediyeciliğin ne kadar hayati olduğunu kanıtlıyor.
İster Ege'nin kıyısında ister Doğu'nun kalbinde olsun; bir kentin insana verdiği değeri ve gelişmişliği, yetiştirdiği bebeklere sunduğu sütle ve ebediyete uğurladığı hemşehrilerinin taziyesine gösterdiği hürmetle ölçülür. Ailelerin en mutlu ve en acılı günlerinde yanlarında duran şefkatli bir belediyecilik anlayışı, toplumsal dayanışmamızın en güçlü teminatıdır.
Nevzat KIZILBAN İzmir Büyükşehir Belediyesi