Arzın karanlığından huzurun aydınlığına

Bağımlılık zincirini kırmak…

Bugün modern dünyanın en büyük çelişkisini yaşıyoruz: Bir yanda sınırsız özgürlük vaatleri, diğer yanda bu özgürlüğü kemiren bağımlılık ağları. Kumar masalarından ekran bağımlılığına, madde kullanımından tüketim çılgınlığına kadar toplumun kılcal damarlarına sızan bu sessiz salgın, sadece bireyi değil, aileyi ve nihayetinde toplumun temelini sarsıyor.

Peki, kesin çözüm mümkün mü? Evet, ama sadece sonuçlarla savaşmayı bırakıp kaynağa yöneldiğimizde.

Ticaretin engellenmesi, bataklığı kurutmak…

Bağımlılığın bir hastalık olduğu doğru, ancak bu hastalık tesadüfen yayılmıyor. Bağımlılık, devasa bir ekonomik düzenin yakıtıdır. Arz güvenliği ve denetim gerektirir. Bir zehrin ticaretini engellemek, onu kullananı cezalandırmaktan bin kat daha etkilidir. Kumar ve yasadışı bahis sitelerinin, dijital dünyanın gri alanlarında at koşturmasına izin vermek, yangına körükle gitmektir.

Paranın izini sürmek, finansal takip açısından önemlidir ve bağımlılık ticaretinin can damarını kesmektir. Küresel iş birliğiyle, bu karanlık paranın sisteme girişi “yok” denilecek seviyeye indirilmelidir.

Daha en başta önleyerek, sosyal bağışıklık kazandırmak…

Huzurlu bir toplum için en ucuz ve en etkili ilaç, önleyici eğitimdir. Çocuklarımıza sadece “yapma” demeyi değil, “neden yapılmaması gerektiğini” ve dopamin sistemini nasıl koruyacağını öğretmeliyiz. Bağımlılık boşluktan beslenir. Eğer bir genci sporla, sanatla, bilimle veya bir ideal ile dolduramazsınız; o boşluğu ekranlar veya zararlı alışkanlıklar dolduracaktır.

Aile, bağımlılığa karşı ilk savunma hattıdır. Bağların koptuğu yerde, bağımlılık başlar.

Bağımlılığın ticaretini yapan yapılar, teknolojiyi oldukça hızlı kullanmaktadır. Bizim de Yapay Zeka Destekli Takip Sistemleri ile bu ağları daha oluşmadan tespit etmemiz şart. Sosyal medya algoritmaları bağımlılığı tetiklemek için değil, risk altındaki bireyi fark edip sosyal destek birimlerine bildirmek için kurgulanmalı.

Bağımlılıkla mücadele bir asayiş meselesinden öte, insanlık meselesidir. Ticari kâr hırsının, insan sağlığının önüne geçmemesi gerekir. Sistem diri kalmalı.

Reçete bellidir; arzı yok et, talebi yani bireyi eğit, huzuru inşa et.

Huzurlu bir toplum, bağımlılıklardan arınmış, iradesi elinde hür bireylerin omuzlarında yükselecektir. Unutmayın; bir zincir, en zayıf halkası kadar kuvvetlidir. Toplumun en zayıf halkasını koruma, hepimizi korumaktır.

Bu yazı toplam 72 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Leyla Sapmaz Arşivi

Maskenin altındaki odunlar

10 Şubat 2026 Salı 10:16

Bir medeniyet provası

02 Şubat 2026 Pazartesi 13:39

BİR AVUÇ İBRİŞİM, BİR DÜNYA UMUT

26 Ocak 2026 Pazartesi 11:22

Hüseyin Avni Paşa’nın Sessizliği

19 Ocak 2026 Pazartesi 10:54