​Yağmurun Rahmeti ve Çamurun Haseti: Bir Ahlak Sınavı

"Baran li ser her kesi dibare, lê her kes nabe gul; hinek dibin herî?"

(Yağmur herkesin üzerine yağar ama herkes gül olmaz; bazıları çamur olur...)

​Bu toprakların, hangi dilde söylenirse söylensin, kalpleri birleştiren o kadim irfanı tam da bu cümlede gizlidir. Yağmur; Allah’ın rahmetidir, insana sunulan fırsattır, emektir. Ancak o ilahi rahmetin düştüğü zemin, kişinin kendi niyetidir. Kimi o rahmetle yeşerir, etrafına koku saçan, topluma fayda sağlayan bir gül olur; kimi ise kibrine, hasedine ve hırsına yenik düşerek sadece etrafı kirleten bir çamura dönüşür.

Zehirli Ağacın Meyvesi de Zehirlidir

Toplumsal dayanışmanın ve Peygamber ahlakının özü adalettir, dürüstlüktür ve başkasının hakkına hürmet etmektir. Ancak ne yazık ki bazen aynı çatı altında, aynı mabedin gölgesinde çalıştığını zannettiğiniz insanlar, mert olanla omuz omuza vermek yerine bambaşka hesapların peşine düşerler. Kendi usulsüzlükleri, iş bilmezlikleri ve yetersizlikleri ortaya çıkmasın diye kumpaslar kurar; kusur örtmek yerine kusur icat ederler.

​İftira ve manipülasyonla hakikati bükmeye çalışanların unuttuğu çok temel bir gerçek vardır: Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir. Kendi liyakatsizliğini başkasının ışığını söndürerek kapatmaya çalışanların, içindeki hasetle kavrulanların bu topluma zerre faydası yoktur. Bu hastalıklı zihniyetin, ahlaki bir duruşla net bir şekilde tasfiye edilmesi, temiz ve birleştirici bir toplumun yegâne şartıdır.

Mağduriyet İllüzyonu ve Gerçek Liyakat

Bugün her türlü iş ahlakı, sık sık bu çamurlaşmış niyetlerin kurbanı olmamalı. Kendi vasıfsızlıklarının altında ezilenler, altından kalkamayacakları zor işleri, işin ehli olan yetenekli ve dürüst çalışanlara, örneğin liyakat sahibi bir Seda'ya yıkmakta beis görmezler. Kendi yapamadıkları işlerin yükünü başkasının omuzlarına bırakıp sıyrılırlar.

​İşler kendi çıkarlarına ters düştüğünde ya da foyaları ortaya çıkma ihtimali belirdiğinde ise aniden sahneye çıkıp mağdur rolüne bürünürler. "Hakkımı helal etmiyorum!" feryatlarıyla ayılıp bayılarak sahte bir vicdan gösterisi sergiler; kendi ahlaki zafiyetlerini tiyatral bir illüzyonla örtbas etmeye kalkarlar. Mert ve dürüst olanı yollamak için birleşenler, bu ucuz oyunlarla gerçeğin üstünü örtebileceklerini sanırlar.

Haramdan Gelen Harama Hizmet Eder

Ancak ilahi adaletin şaşmaz bir terazisi vardır. Haramdan beslenen, harama hizmet eder ve günün sonunda geldiği gibi o karanlığa karışıp gider. Peygamber ahlakı; yalanın karşısında dimdik durmayı, haksızlığa boyun eğmemeyi ve her koşulda hakkı savunmayı emreder. Bizi birleştirecek olan şey çamurda debelenmek değil, dayanışmanın, dürüstlüğün ve kardeşliğin safında yer almaktır.

​Bırakın, yağmur yağmaya devam etsin. Niyetini çamur edenler kendi kurdukları bataklıkta çırpınırken; kalbini temiz tutan, işini hakkıyla yapan ve mertlikten ödün vermeyenler, bu toplumun bahçesinde daima çiçek açacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Leyla Sapmaz Arşivi