Ustanın saati ve kusursuz ahenk

​Eski bir saat ustasının dükkânından içeri girdiğinizde, kulağınıza çarpan ilk şey o kusursuz ritimdir: Tik-tak, tik-tak... Yüzlerce küçük çark, birbiriyle eşsiz bir saygı ve uyum içinde döner.

Ne biri diğerinden hızlıdır ne de bir diğeri ötekinin hakkını gasp eder. Geçtiğimiz günlerde, işte böyle ahşap kokulu bir dükkânda eski bir ustayı izlerken, o çarkların aslında toplumu, çalışma hayatını ve nizamı ne kadar da güzel anlattığını düşündüm. İster kamu olsun ister özel sektör, her işleyiş devasa ve hassas bir saate benzer.

​Usta, elindeki ince uçlu cımbızla küçücük bir çarkı yerine yerleştirirken adeta kendi kendine mırıldandı: "Saatin içindeki her parça eşittir evlat. Bir çark sırf parlak görünüyor diye, sırf gözünün elasına aldandın diye ona ayrıcalık tanır, diğerlerinden farklı muamele edersen, o saat ritmini kaybeder."

​Ne kadar doğru, değil mi? Bir yapının içinde adamına göre muamele başladığında, çalışma barışı temelinden sarsılır. Aidiyet duygusunun zedelenmemesi ve kimsenin haksız yere zan altında kalmaması için, adil bir yaklaşım şarttır. Çalışma barışını bozan, gruplaşma emaresi göstererek saatin ritmine zarar veren kim olursa olsun, bu ahenksizliğin bedelini sistem dışına itilerek ödemelidir. Çarklar arasında ayrımcılık yapmak, o koca saati durdurmakla eşdeğerdir.

​Peki, bu düzen nasıl güvence altına alınır? Elbette o saatin kapağını düzenli açıp, her bir parçayı titizlikle kontrol ederek. Neresi olursa olsun, hangi alanda faaliyet gösterilirse gösterilsin, tavizsiz ve sıkı bir denetim şarttır. Gözetim mekanizmaları saat gibi işlemeli ki, sistemin yorulmasına veya içten içe paslanmasına fırsat verilmesin.

​Tabii bir de bu kıymetli saati dışarıdan gelebilecek darbelere, toza ve kire karşı koruyan sağlam bir dış muhafaza, sarsılmaz bir cam lazımdır. Toplumumuzun o güvenli muhafazası, asayişin ve huzurun teminatı olan kolluk kuvvetlerimizdir. Sokaktaki nizamı ve huzuru tesis eden polisin elinin güçlü olması, yetkilerinin çağın gereksinimlerine göre artırılması elzemdir. Gece gündüz demeden fedakârca görev yapan bu insanların özlük haklarının iyileştirilmesi, o muhafazanın çok daha sağlam ve gururla durmasını sağlayacaktır.

​Eğer denetimi elden bırakmaz, liyakati ve eşitliği merkeze alır, güvenliğimizi sağlayanların hakkını teslim edersek; o saat bir saniye bile şaşmaz. Hukuk devleti ilkesi tam da bu kusursuz işleyişin adıdır. Köklü devlet geleneğimiz, kuralların herkes için eşit ve tavizsiz işlediği bu nizam ile dünyada birinci sıraya çıkmayı sonuna kadar hak etmektedir. Yeter ki çarkların ahengine sahip çıkalım ve o kusursuz ritmi koruyalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Leyla Sapmaz Arşivi

Çocukları Korumada Yeni Model

08 Ağustos 2026 Cumartesi 17:56

Bedava Zenginlik

04 Ağustos 2026 Salı 15:54

Hassasiyet Vitrini ve Arka Odadaki Enkaz

16 Temmuz 2026 Perşembe 21:15