Leyla Sapmaz

Leyla Sapmaz

FAİLİ BULDU, MÜNAFIĞI ETKİSİZ KILDI

FAİLİ BULDU, MÜNAFIĞI ETKİSİZ KILDI

Kardeşi çok yoğun çalışıyordu ve terfi alacağı için fazla mesaiye de kalıyordu.
Uyumak üzereydi, kapı kilidi açıldı fakat aradan bir zaman geçtiğini kapının kapanmadığını farketti.
Aşağı inip baktığı zaman, kardeşini kanlar içinde gördü. Şok olmuştu, hemen ambulansı aradı, kardeşinin nabzı atmıyor olmasına rağmen. Biraz sonra polis, ambulans gelmişti tabi birçok mahalleli de. Sertaç son derece başarılı bir mühendisti. Şirketinin göz bebeğiydi. Husumetli olduğu kimse de yoktu ama işte alçakça bir cinayete kurban gitmişti. Evet, oracıkta ölmüştü.

Tibet, kardeşini toprağa verirken halen konuşmuyordu, konuşamıyordu.
Kendine geldiğinde ise sürekli karakol ve adliyenin kapısını aşındırmaya başladı. Avukat akrabaları Açelya'ya dosya için vekalet verdi ve her ayrıntıyı incelemeye başladı.

Aynı zamanda Yazılımcıydı.
Geceleri uyku uyuyamıyor, işine adapte olmakta zorluk çekiyordu.
Evlerinin sokağını gören bir kamera, dna, parmak izi, tanık..
Hiçbir delil yoktu. Teslim edilen bilgisayar ve telefondan da hiçbir delil elde edilmemişti.
Tibet, ertesi gün şirkete gitti, ifade vermişti arkadaşları ama gene de Sertaç'ın arkadaşları ile konuşmak istedi.

Sertaç 'ın çalıştığı şirket çok büyüktü.
İşyerine geldiği zaman, herkesin normale hızlıca adapte olduğunu görünce şaşırdı. Kaan, Nuran, Hanife, Feride, Sevtap, Halil, Yunus, Fatma K, Ahmet, Hasan, Ayşe, Menevşe...Tabi Tibet'i görünce yüzleri düştü.
Tibet, kardeşinin ölümünde dikkatleri çeken bir şey olup olmadığını sordu. Hepsi de son derece rahat bir şey bilmediklerini söyledi. Fakat, Hanife'nin titremesi, kelimeleri çıkarmakta zorlanması, ayağa kalktığı zaman nereye basacağını bilmemesi çok dikkatini çekmişti.

Çaycı Havva Hanım, boş bardakları toplarken, Tibet'e çok dikkatli baktı.
Tibet, son derece zeki bir adamdı. Burada kardeşinin ölümü ile alakalı bir şey bulacağını net olarak biliyordu.

Tibet, şirketin karşısında bulunan kafede çalışanların çıkış saatine kadar bekledi. Havva Hanım en son çıktı, temizliği bitirip. Tibet'i görünce çok şaşırmıştı. Tibet, bir şey biliyor olduğunu anladığını kendisine her şeyi anlatmasını istedi.

Havva Hanım göz yaşları içinde anlatmaya başladı bildiklerini, "Tibet, oğlum, bak oğlum diyorum çünkü kardeşini de oğlum gibi severdim. O da bana çok saygı duyardı. Çok çalışkan, başarılı, yardımsever biriydi, rahmetli. Fakat, bu Hanife, Kaan'ın kendisine olan zaafını kullanıp Kaan'ı sürekli, Sertaç'ın üzerine salardı. Sertaç, çok umursamazdı ve bunlar aklını kaybedecek gibi olurdu. Nuran, yılanlardan bir diğeri, işyerinde ne olsa taşır bu ahlaksız güruha.

Hatta bu Nuran, müşterilerden birinin dosyasını da riske attı ve Ruziye adında işine son verilen bir müfteri ile personellerin kişiselleştirilmiş bilgilerini menfaat birlikçilerine dağıtırdı. Bunun dışında bu Nuran, sürekli olarak Sertaç hakkında dedikodu yapar ve taşırdı. Sevtap da işverene, işyerine tüm binaya Sertaç'ın kendisine sarkıntılık yaptığını söyleyince Sertaç çıldırdı, o gün İşyerinde büyük kavga çıktı ve belli ki haberin yok, bunların hepsinin üstünü kapattılar.

Ayrıca bu ahlaksız, Sertaç 'ın geliştirdiği yazılım için gelen bütçeye de hile ile el koydu ve hayat tarzı bunun bu.Daha önce de Hatice adlı bir personele gelen malzemeye el koymuştu. Beş para etmez ama duygu sömürüsü yapar, gururla dile getirdiği iftiraları atar insanların hayatına koca bir leke bırakmaya çalışır. Neyse, Sertaç, olayın soruşturulmasını isteyip başka birime geçse de bu defa da oradaki birkaç işgüzar, Sertaç'ın yaşadığı olaylar üzerinden kendisini ondan yana gösterip ona yaklaşmaya çalıştılar ve hakkında olmadık laflar ettiler. Yani taciz bitmedi.

Çocukcağız kendisini savunmak istediği zaman adını alıngan ve sorunluya çıkardılar. Daha neler, en hafifi bu...Yusuf da muhasebeci en az üç akrabasını aldırdı işe ve Sertaç 'ın bütçelerini gruplarına aktarmak için da diğer koldan çalışıyordu. Sertaç, çok iyi dil bildiği için bir ay önce gelen Japon iş adamlarına uzman olduğu konuda sunum yapacaktı ve çok iyi işbirliği olacak diyorlardı sonra bir duydum, evladım ölmüş...".

Tibet, yumruklarını sıkıyordu "peki neden neden bunları bana anlatmadı ve niçin böyle davrandılar kardeşime?".Havva Hanım şöyle dedi" Sertaç çok akıllı ve terbiyeliydi. Ama bu bahsettiğim isimler boş teneke gibi, alçakta olup bu alçaklığı koruyarak yükselmek isteyen kafa yapısına sahipler, sürekli dedikodu ararlar, Sertaç'ın da O'nun gibi olan çalışanların peşinden koşup hata kollarlar"...
Tibet, Havva Hanım 'a teşekkür ettikten sonra hemen Açelya'yı aradı bu bilgileri ona aktardı. Dosyada bir delil yoktu ama Hts,Pts kayıtları istenmesi için bir dolu delil vardı aslında.

Ertesi gün, Havva Hanım 'dan şahitlik etmesini istedi Tibet.
Havva Hanım, olayla ilgisi yoktur diye daha önce anlatmamıştı ama belki bir ipucu elde edilir diye, şahitlik etmeye karar verir.

O zamanlar Açelya da bu isimlerin sosyal medyasını takip etmeye başlar ve olay gecesi Hanife ile Kaan'ın beraber çektiği bir video dikkatini çeker. Karanlık olmasına rağmen video içeriği bir yerinde Tibet'lerin sokağının resimlerinden birini görür. Ekran ışığını açınca beyaz papatyaları iyice görür ama bunun ancak Havva Hanımın ifadesi ile bir anlam ifade edeceğini bilir.
Havva Hanım ifade verince hts ve pts kayıtları incelenir.
Anılan isimlerin hiçbiri kendi arabası ile gitmemiştir.

Fakat, nefsine yenilen Kaan ve kendini uyanık sanan Hanife araç kira sözleşmesinin kendisini sonsuza kadar koruyacağını düşünmüş olmalıydı ki kiralık aracın o gece orada oluşunu inkar edemediler. Tabi sokağı gören kamera yoktu ama eldeki delillerle birçok şey aydınlanmıştı.

Kaan ve Hanife gözaltına alınır alınmaz ayak takımlarının da adını vermişti. Bu kadarını hiç kimse beklemiyordu. Olay yerinde delil bırakmamışlardı aslında ama failin ahmak, münafığın daima kaybeden olması, alçakların ve zalimin asla kazanmayacak olmasını bir defa daha kanıtlamıştı.

Tibet, bu zavallılar yakalandığı için mutluydu ama hüzünlü ve buruk bir mutluluktu bu.
Ertesi gün kardeşinin mezarında Fatihasını okurken, O'nun gibi nesillerin yetişmesi için elinden geleni yapacağına dair toprağa eğilerek söz verdi ...

Bu yazı toplam 627 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Leyla Sapmaz Arşivi

Aya ayak basan aidatlar

29 Ağustos 2025 Cuma 09:43

ZORBALIK

26 Ağustos 2025 Salı 10:30

Bir Cennet Şehir Hakkari

23 Ağustos 2025 Cumartesi 13:50

Nefes

20 Ağustos 2025 Çarşamba 13:52

KANLI ÇÖREK

18 Ağustos 2025 Pazartesi 10:19

Normalleşme Yolunda

13 Ağustos 2025 Çarşamba 11:33

KENAN KASABI

11 Ağustos 2025 Pazartesi 13:31

TEKRARI OLMASIN

07 Ağustos 2025 Perşembe 09:15

Suçun önlenmesinin önemi

30 Temmuz 2025 Çarşamba 12:54