Maskelerin Düşüşü

​Tarihin tozlu sayfaları, kendisini sarsılmaz bir kale sananların, zulümle örülmüş hakanlıkların ve vicdanı hiçe sayan güç odaklarının hüsran hikayeleriyle doludur. Bugün dünya siyasetinde İsrail'in sergilediği adaletsiz tavır ve insanlık onurunu hiçe sayan adımları, dışarıdan bakıldığında bir "güç gösterisi" gibi algılanabilir. Ancak unutulmamalıdır ki; temeli zulümle atılan hiçbir yapı, ebediyen ayakta kalamaz.

​Maddiyatın ve Bağlantıların Çaresizliği

​Bugün İsrail'in arkasındaki en büyük sığınak olan "stratejik ortaklıklar" ve devasa sermaye gücü, aslında tarihin en büyük illüzyonlarından biridir. Menfaat üzerine kurulu olan o çok güvenilen bağlar, rüzgar tersine döndüğünde pamuk ipliği gibi çözülecektir. Para ve lobi gücüyle örülen o koruma kalkanı, insanlık vicdanının sağır edici uyanışı karşısında erimeye mahkumdur. Öyle bir an gelecek ki, bugünün "sessiz ortakları" yarın İsrail'in yüzüne bakmaktan kaçınacak, uzaktan kurulan o kirli bağlantılar en büyük çaresizlik kaynağına dönüşecektir.

​İnancın İstismarı ve Büyük Yanılgı

​En büyük trajedilerden biri de, kutsal değerlerin ve dinin, dünyevi menfaatler ve sapkın idealler için bir kalkan olarak kullanılmasıdır. Maneviyatı kendi çıkarlarına alet eden bu anlayış, aslında en büyük darbeyi bizzat kendi geleceğine vurmaktadır. İnanç sistemlerini sömürerek kurulan bu yapay meşruiyet, hakikat gün yüzüne çıktığında yerle bir olacaktır. Din adı altında yürütülen bu adaletsizlikler, günü geldiğinde ne toplanan paralarla ne de siyasi manevralarla örtülebilecektir.

​Tarihin İbretlik Sonu

​Dünya sahnesinde hiçbir ülke, sonsuza dek "insanlık suçunun faili" olarak anılmayı göze alamaz. Bugünün mağrur tavırları, yarının perişan ve dışlanmış öznelerini doğuracaktır. Vicdanın sesini susturanlar, bir gün o büyük sessizliğin içinde kendi sonlarıyla baş başa kalacaklar. İsrail'in bugün sahip olduğunu sandığı o dokunulmazlık zırhı, adaletin sillesi indiğinde hükümsüz kalacaktır.

Sonuç Olarak...

​Zulümle abad olunmayacağı, evrensel bir yasadır. Bugünün kibirli adımları, yarının telafisi mümkün olmayan yaralarını açarken; o çok güvenilen servetler ve diplomatik ağlar, hakikatin tokadı karşısında etkisizleşecektir. Tarih, sadece kazananları değil, zalimleşerek her şeyini kaybedenlerin ibretlik sonunu da en ince ayrıntısına kadar kaydedecektir. Maskeler düştüğünde geriye kalan tek şey, yapılanların ağırlığı ve kaçınılmaz bir hüsran olacaktır.

Bu yazı toplam 40 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Leyla Sapmaz Arşivi

​Verinin gölgesinde insan kalmak

07 Nisan 2026 Salı 11:04

Güç ve Adalet

06 Nisan 2026 Pazartesi 08:25

Gölge oyuncularının korkak ritmi

19 Mart 2026 Perşembe 14:32

Geleceğe köprü ve çocuk adaleti

11 Mart 2026 Çarşamba 14:25