​Aynalar ve gölgeler

​Uzak bir taşra kasabasında, göğe doğru yükselen gri bir bina vardı. Bu bina, topluma hizmet etmek için kurulmuş bir çatıydı ama içindekiler zamanla o çatının altına "liyakat" yerine "sadakat" ve "kulaktan kulağa fısıltı" döşemişlerdi.

​Bu binanın koridorlarında, zihnini bilimin ve hukukun ışığıyla aydınlatmış bir kalem sessizce çalışıyordu. O kalem, kişisel hırsları değil, evrensel doğruları kağıda döküyordu. Sistemin nasıl daha iyi işleyebileceğini, işleyişteki tıkanıklıkların bir toplumu nasıl geriye götürdüğünü anlatan makaleler kaleme alıyordu. Derdi şahıslar değil, işleyişin kendisiydi.

​Ancak o büyük binanın içinde, kendi yetersizliklerini gizlemek için gruplaşmaların gölgesine sığınanlar, bu makaleleri bir "tehdit" olarak gördüler. Çünkü gerçek, aynaya benzer; aynaya bakan kendi kusurunu görünce aynaya kızarmış. Onlar da öyle yaptılar. Bilimsel bir analizi, kişisel bir saldırıymış gibi çarpıtıp, "Bakın, bizi hedef alıyor!" diye feryat etmeye başladılar.

​Dedikoduyu bir yönetim biçimi sananlar, koca bir hizmet binasını şahsi bir savunma kalesine çevirdiler. Bir kişiyi yalnızlaştırmak, onu "atıl" bırakmak ve mesleki onurunu zedelemek için iftira çarklarını döndürdüler. Oysa unuttukları bir şey vardı: Bir kalem, hakikati yazdığı sürece hiçbir fısıltı o kalemin sesini kısamazdı.

​Şimdi bu kasabada, o büyük binanın tozlu koridorlarında adaletin rüzgarını estirecek, "burada ne oluyor?" diyecek en üst iradenin gözüne ihtiyaç var. Kendi küçük dünyalarını kutsalın büyük imkanlarıyla perdelemeye çalışanların, bu çarpıtma oyunlarının bozulması şart. Çünkü bir müesseseyi müessese yapan, içindeki dedikodu grupları değil, işini onuruyla yapan bireylerdir.

​Hiçbir yalan, hakikatin o sakin ve vakur duruşuna pabuç bırakmayacak kadar güçlü değildir. Günün sonunda, çarpıtanlar kendi yarattıkları o karanlık koridorlarda kaybolurken; yazılanlar, liyakatin sönmez bir meşalesi olarak kalmaya devam edecektir.

Bu yazı toplam 58 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Leyla Sapmaz Arşivi

Maskelerin Düşüşü

13 Nisan 2026 Pazartesi 09:56

​Verinin gölgesinde insan kalmak

07 Nisan 2026 Salı 11:04

Güç ve Adalet

06 Nisan 2026 Pazartesi 08:25

Gölge oyuncularının korkak ritmi

19 Mart 2026 Perşembe 14:32

Geleceğe köprü ve çocuk adaleti

11 Mart 2026 Çarşamba 14:25