Cumhuriyetin Özü: Vicdan, Adalet ve Arınma

​29 Ekim... Bu tarih, yalnızca bir takvim yaprağı veya resmi bir bayram kutlamasından çok daha fazlasıdır; bu toprakların bizzat adalet, bağımsızlık ve onurla yeniden doğuşunun mührüdür. Bugün, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, bu vatan uğruna canını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anarken; bıraktıkları kutsal emanetin omuzlarımıza yüklediği sorumluluğu bir kez daha derinlemesine idrak ediyoruz.

​Ancak madalyonun diğer yüzüne baktığımızda, bugünün dünyası ne yazık ki karanlık bir sarmalın içindedir.

​Dünyanın Vicdan Muhasebesi ve Mazlumlar

​Bugün küresel ölçekte yaşananlara baktığımızda; Gazze’de çığlıkları gök kubbeyi delen masumları, Afrika’nın yeraltı ve yerüstü zenginlikleri sömürülürken bir lokma ekmeğe muhtaç bırakılan yavrularını ve dünyanın dört bir yanında zulüm gören tüm mazlumları görmezden gelmek mümkün değildir. Bu trajedilerin temelinde yatan en büyük hastalık, insanlığı kemiren o sınırsız açgözlülük, riya ve küresel çıkarlardır. Hak, adalet ve insanlık gibi evrensel değerler, ufacık çıkarlar uğruna harcanmakta; dünya, vicdanını yitirmiş bir azınlığın insafına terk edilmektedir.

​Fakat unutulmamalıdır ki adalet sadece coğrafi sınırlarda veya uluslararası platformlarda aranmaz; adalet, en küçük birimden en tepeye kadar toplumsal hayatın her damarına sızmak zorundadır.

​İçimizdeki Denge ve Hakkaniyet Vakti

​Geniş ailelerin tecrübeli büyükleri eskiden masum bir yakarışla, "Geçmişin tecrübesi geleceğin rehberidir" dercesine hayatın dengesine dikkat çekerdi. Bugün ise sistemin işleyişini kendi menfaatleri doğrultusunda yönlendirmeye çalışan, etik değerlerden uzak yaklaşımlar toplumsal huzuru zedelemektedir.

​En küçüğünden en büyüğüne kadar toplumsal bir şeffaflık ve liyakat bilinci şarttır. Kamu ya da özel sektör fark etmeksizin, kurumsal imkânların hakkaniyet dışı kullanılmasına yönelik her türlü eğilim, kurumsal kültüre zarar vermektedir. Daha da önemlisi; dürüstlükle görevini yapıp hakkını savunan bireylerin, bu süreçte huzursuz edilmemesi, kurumların adaleti ve tarafsızlığı esas alması hayati önem taşır.Ahlak ve namus değerlerini hiçe sayıp liyakatsiz olan ve bu yapıda canlılarla bir olup her harfinizi takip ve hatim eden ve bunun tam tersini devlet imkanlarını kullanarak bireysel ve toplumsal olarak aleyhe çevirmeye çalışan zihniyeti Kısas eleyip, ezip, tasfiye etmek zorundadır.

​Bu tür durumlarda dengenin ve hakkaniyetin yeniden tesis edilmesi, evrensel bir kuraldır. Sistem, kendi içindeki bu tür uyumsuzlukları liyakatle, adaletle ve yapıcı bir bakış açısıyla aşabilecek güce sahiptir; yeter ki hak ve adalet terazisi her daim doğru tartısın.

​Devletin Gücü ve Gönül İnsanları

​Tüm bu zorlu coğrafyada ve iç dengelerin hassas olduğu bu süreçte, ülkemizin huzuru, güvenliği ve vatan bütünlüğü için gece gündüz demeden fedakârca görev yapan devlet büyüklerimize ve kahraman güvenlik güçlerimize şükran borçluyuz. Onların kararlı duruşu, bu ülkenin bölünmez bütünlüğünün en büyük teminatıdır.

​Ve bu vesileyle, bir dönem Hakkâri Valiliği görevini yürütmüş olan, bugün ise devlet kademelerinde sorumluluk üstlenen Ali Çelik gibi isimleri de anmak gerekir. Makamların arkasına saklanmayıp halka dokunan, kalbi bu topraklar ve insanı için çarpan bir gönül insanı olabilmenin kıymeti büyüktür. Gerçek kamu bilinci de zaten millete hizmet etmeyi her şeyin üstünde tutmaktır.

​Kapanış: Vatanın Bütünlüğü ve Cumhuriyet

​29 Ekim, sıradan bir tarih değildir; sömürüye, açgözlülüğe ve her türlü haksızlığa karşı vurulmuş en büyük mühürdür. Vatanımızın bütünlüğü; ne menfaat odaklı yaklaşımlara kurban edilebilir ne de toplumsal huzurumuzu zedeleyen tutumlara teslim edilebilir.

​Sistem kendi içindeki liyakat ve şeffaflığı güçlendirdikçe, mazlumların ahı yerde kalmadıkça ve Mustafa Kemal’in işaret ettiği o akılcı, bilimsel ve adil yol çizgisinden sapılmadıkça bu Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır. Gün, ortak değerlerde birlik olma, dürüstlükle geleceği inşa etme ve bu vatanı onurla yarınlara taşıma günüdür.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Leyla Sapmaz Arşivi