Metin Keskin
Ramazan’da Şehrin Vicdanı Konuşur
Belediyecilik bir şehrin yalnızca yollarını düzenleyen, parklarını yapan ve teknik hizmetleri yürüten bir idari yapı değildir.
Belediyecilik aynı zamanda toplumla kurulan güçlü bir bağdır. Bir şehirde belediye; halkın evidir, halkın mutfağıdır, şehrin vicdanının attığı yerdir. O mutfakta kaynayan her tencere, şehirdeki dayanışmanın ve merhametin bir göstergesi olur.
Belediyecilik nedir.
Belediyecilik, bir şehrin insanına sahip çıkma sorumluluğudur. Sokakları temizlemek, yolları yapmak, parkları düzenlemek elbette belediyenin görevleri arasındadır. Ancak gerçek belediyecilik, ihtiyaç sahibi insanlara ulaşabilmek ve sosyal dayanışmayı büyütebilmektir.
Bir şehirde belediye yalnızca hizmet üreten bir kurum değildir; aynı zamanda o şehrin vicdanını taşıyan en güçlü kurumlardan biridir.
Ramazan ayı ise bu dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği zamanlardan biridir. Paylaşmanın, yardımlaşmanın ve merhametin büyüdüğü bu ayda şehirlerin gözü kulağı belediyelerde olur. Çünkü belediyecilik yalnızca teknik hizmet üretmek değildir; aynı zamanda ihtiyaç sahibi insanların hayatına dokunma sorumluluğudur.
Kadim şehirlerden biri olan Hakkâri’de de bu beklenti güçlü şekilde hissediliyor. Şehrin mahallelerinde, sokaklarında ve mütevazı evlerinde yaşayan birçok insan Ramazan ayının bereketini dayanışma ile görmek ister.
Bu şehirde emeğiyle ayakta duran birçok insan vardır. Bunun yanında gerçekten zor şartlar altında yaşayan aileler de bulunur. Düzenli geliri olmayan, maaşı bulunmayan, işsiz kalan, dul kalmış ya da yetim çocuklarıyla yaşam mücadelesi veren aileler için Ramazan ayı aynı zamanda umut zamanıdır.
Sosyal belediyecilik tam da burada anlam kazanır.
Belediyenin sosyal destek ekipleri mahalle mahalle dolaşır, gerçekten ihtiyaç sahibi olan insanları tespit eder. Ardından hazırlanan yardım kolileri belediye personeli tarafından kapı kapı ulaştırılır. Bu yaklaşım yalnızca bir yardım değildir; insan onurunu koruyan bir dayanışma anlayışıdır.
Bugün şehir yönetimi kayyum idaresiyle yürütülüyor ve bu sorumluluk Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle göreve atanan Sayın Valimiz İbrahim Taşyapan’ın görev alanında bulunuyor. Sayın valimiz kısa süre önce göreve başladı. Hakkâri’yi tanıma sürecinin devam ettiği biliniyor. Bir şehri tanımak elbette zaman ister.
Ancak Ramazan ayı gibi anlamlı zamanlar, sosyal dayanışma adına güzel başlangıçlar için önemli fırsatlar sunar. Ramazan’ın son günlerine yaklaşılırken yapılacak bir dayanışma çalışması birçok evde büyük bir sevinç oluşturabilir.
Beklenti nettir. Belediyenin sosyal destek ekipleri sahaya çıkar. Mahallelerde araştırmalar yapılır. Gerçekten ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilen aileler belirlenir. Hazırlanan gıda kolileri belediye personeli tarafından bizzat kapılara ulaştırılır. Böyle bir çalışma Ramazan’ın ruhuna yakışır. Şehirde güçlü bir dayanışma duygusu oluşturur.
Bayram arifesine girilirken bu dayanışmanın kapsamı daha da genişletilebilir. Gıda kolilerinin yanında küçük ama anlamlı bayram hediyeleri bırakılabilir. Bir kutu şeker, biraz çikolata, lokum, bir kolonya ya da çocuklar için küçük bayramlıklar… Kapıya bırakılan bu küçük armağanlar birçok evde büyük bir sevinç doğurur.
Çünkü gerçekten mağdur olan insanlar vardır. Hayatın yükünü sessizce taşıyan aileler vardır. Onların kapısına uzanacak bir destek eli yalnızca bir yardım değildir; aynı zamanda bir gönül dokunuşudur.
İlk adım, ilk hizmet ve ilk dayanışma Hakkâri’de güzel bir başlangıç olabilir.
Ramazan’ın bereketi paylaşmayla büyür.
Mahallelerde yaşayan dar gelirli ailelerin kapısına uzanacak bir destek eli Hakkâri’nin vicdanında güçlü bir karşılık bulacaktır.
Belediyecilik halkın evidir.
Belediyecilik halkın mutfağıdır.
Belediyecilik şehrin vicdanıdır.
Bir kapıya bırakılan bir koli, bir şeker paketi, bir bayram hediyesi…
Bazen bir şehrin vicdanını anlatmaya yeter.
Ramazan’ın bereketi Hakkâri’de ihtiyaç sahibi her eve ulaşsın.
Dayanışma büyüsün, şehir kazansın.