Murat Taş
Zirveye yürüyen hayaller
Bazı insanlar vardır; bulundukları yerle yetinmez, imkânlarla sınırlanmaz, “olmaz” denilen her cümleyi kendine meydan okuma sayar.
Onlar için yol uzundur, hava soğuktur, yük ağırdır ama hedef nettir.
İşte Erol Hanlıgil tam da bu insanlardan biridir.
Hakkâri gibi coğrafyası sert, şartları zor bir şehirde yaşayıp büyük hayaller kurmak kolay değildir.
Ancak asıl mesele, o hayallerin arkasından yürüyebilmektir. Hakkâri İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde Şube Müdürü olarak görev yapan, aynı zamanda Hakkâri Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı olan Erol Hanlıgil, sömestri tatilinde bunu bir kez daha gösterdi.
Afrika’nın ve dünyanın tek başına yükselen en yüksek dağı olan Kilimanjaro’nun 5.895 metrelik zirvesine ulaşarak yalnızca bir dağa değil, bir düşünceye de tırmandı.
Bu zirve, anlık bir hevesin sonucu değil. Sümbül’den Reşko’ya, Ağrı’dan Everest Base Camp’e uzanan uzun bir yolun, yıllara yayılan bir emeğin ve bitmeyen bir inancın devamıydı.
Üç gün süren irtifa kamplarının ardından yapılan zirve tırmanışı; sabrın, disiplinin ve vazgeçmemenin ete kemiğe bürünmüş hâliydi. Ve bu başarıyla Erol Hanlıgil, Kilimanjaro’ya çıkan ilk Hakkârili dağcılardan biri olarak hafızalara kazındı.
Ama bu hikâyeyi güçlü kılan asıl nokta, zirve fotoğrafları değil. Asıl güç, verilen mesajda gizli:
“İnsan isterse yapar.”
“Hayaller ertelenmek için değil, yaşanmak içindir.”
“Bir Hakkârili, sınırların bittiği yerde bile yol bulabilir.”
Bu sözler, yalnızca sporculara değil; dersine çalışmak için mücadele eden bir öğrenciye, iş arayan bir gence, umudunu kaybetmek üzere olan bir anneye, babaya da hitap ediyor.
Çünkü bu başarı, herkesin kendi hayatındaki “zirve ”ye ulaşabileceğini hatırlatıyor.
Erol Hanlıgil için yol burada bitmiyor. Yeni hedefler, Avrupa ve Dünyanın farklı yerleri. Yani yeni bir hazırlık, yeni bir emek ve yeni bir sınav daha kapıda gözüküyor.
Çünkü hayaller, ulaşıldığında bitmez; büyür, derinleşir ve insanı daha ileriye çağırır.
Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey tam olarak budur:
Bahaneler değil hedefler,
Şikâyetler değil adımlar,
Beklemek değil yürümek…
Erol Hanlıgil’in Kilimanjaro’daki izleri karla birlikte eriyecek belki ama bıraktığı mesaj kalıcıdır:
Zirveler, cesareti olanlarındır.
Ve hayallerinin arkasından gidenler, er ya da geç mutlaka kendi zirvelerine ulaşırlar.