Nevzat Kızılban
Ahmet Zeydan (Ahmet Axa)
HAKKARİMİZİN HAFIZASI BARIŞIN SÖNMEYEN MEŞALESİ AHMET ZEYDAN (AHMET AXA)
Bazı isimler vardır ki, sadece bir şehrin tarihine değil, o toprağın ruhuna, taşına ve toprağına nakşedilir. Hakkâri’nin yetiştirdiği en köklü çınarlardan biri, Pinyanişi Aşiretler Konfederasyonu’nun unutulmaz lideri ve eski milletvekilimiz Ahmet Zeydan (Ahmet Ağa), işte böyle bir isimdir. Aramızdan ayrılışının üzerinden geçen yıllar, onun yerini doldurmak bir yana, bıraktığı boşluğun ve temsil ettiği değerlerin büyüklüğünü her geçen gün daha da belirginleştiriyor.
Parlamento Tarihinde Bir Bilge: Üç Dönem, Tek Gaye
Ahmet Zeydan, Türkiye’nin siyasi arenada en çalkantılı dönemlerini yaşadığı yıllarda, Hakkâri halkının gür sesi ve sarsılmaz iradesi olarak Ankara’da yer aldı. Parlamento tarihinde eşine az rastlanır bir başarıyla, halkın teveccühünü üç farklı dönemde ve üç farklı siyasi gelenekte partiler üstü kazanmayı bildi:
* 1961 (XII. Dönem): CHP çatısı altında, genç Cumhuriyetin dinamikleriyle Hakkâri’yi temsil etti.
* 1969 (XIV. Dönem): YTP ile halkın taleplerini siyasetin merkezine taşıdı.
* 1977 (XVI. Dönem): AP bünyesinde Hakkâri’nin kalkınma mücadelesine liderlik etti.
Bu tablo, Ahmet Zeydan’ın sadece bir siyasetçi değil, "partiler üstü bir halk önderi" olduğunun en somut kanıtıdır. O, ideolojilerin dar kalıplarına sığmayan, önceliği daima Hakkâri’nin huzuru ve refahı olan bir devlet adamıydı.
Adaletin Sesi, Husumetin Panzehiri
Ahmet Ağa denince akla gelen ilk kavramlar; sulh, adalet ve vicdandır. O, aşiret liderliğini bir imtiyaz değil, ağır bir sorumluluk olarak gördü. Bölgedeki kan davalarına, kronikleşmiş husumetlere ve toplumsal kırılmalara karşı her zaman bir "hakem" ve "barıştırıcı" rolü üstlendi.
Onun olduğu yerde haksızlık nefes alamaz, onun sözünün geçtiği yerde düşmanlıklar yerini kucaklaşmaya bırakırdı. Hakkâri’nin dağları ve yaylaları, onun sağladığı güven iklimi sayesinde huzur buldu. Kendi ailesi ile halkı arasında hiçbir zaman ayrım yapmayan Ahmet Zeydan, Hakkâri’yi dev bir aile, kendini de o ailenin her ferdinden sorumlu bir büyüğü olarak gördü.
Vefanın ve Cesaretin Sessiz Çığlığı
"Haklının ve halkının yanında" durmak, Ahmet Ağa için bir seçim değil, bir yaşam biçimiydi. O, güce göre yön değiştirenlerden değil, doğruluğu pusula edinenlerdendi. Dostuna sadakati, akrabasına bağlılığı ve toprağına olan derin aşkıyla, bölge insanının kalbinde silinmez, nesiller boyu anlatılacak bir iz bıraktı. Sofrası herkese açık, yüreği her daim barışla çarpan bu koca çınar, asaleti ve tevazuyu aynı şahsiyette birleştirmeyi başarmıştı.
Mirası Yolumuzu Aydınlatıyor
Bugün Ahmet Zeydan’ın fiziken aramızda olmayışının derin hüznünü yaşıyoruz. Ancak o; dürüstlüğü, cesareti, birleştirici üslubu ve kardeşlik davasına olan sarsılmaz inancıyla bizlere rehberlik etmeye devam ediyor. Onun mirası, sadece bir isim değil; zor zamanlarda nasıl dik durulacağını, adaletten sapmadan nasıl liderlik edileceğini öğreten bir "yaşam mektebi"dir.
"Hakkâri'yi kendi öz ailesi gibi gören, halkın derdiyle dertlenen, sofrası herkese açık, yüreği barışla çarpan koca bir yürek..."
Ebediyete intikal edişinin 16. yıl dönümünde, Pinyanişi Aşiretler Konfederasyonu lideri, büyük devlet adamı ve Hakkâri’nin unutulmaz değerimiz merhum Ahmet Zeydan Amcamızı saygı, özlem ve rahmetle anıyoruz.
Ruhun şad, mekanın cennet, makamın ali olsun Ahmet Ağa. Hakkâri seni ve senin o birleştirici ruhunu asla unutmayacak.
Ailesine, sevenlerine ve tüm Hakkâri halkımıza bir kez daha başsağlığı dileriz.