Masum Ekranların Gizli Çatlakları: "Bil Bakalım"ın Aynasında Hakikat ve Adalet

​Hayat bazen bizi en beklenmedik yerlerde, küçücük bir ekranın başında büyük bir tefekkürün ortasında bırakır. Örneğin TRT'nin "Bil Bakalım" yarışması... İnsanlığın ortak vicdanının, Gazze’deki mazlum çocukların, dünyanın dört bir yanındaki masum yavruların hak arayışının ve en önemlisi adalet, çevre ve eşitlik duygusunun zihnimizde yankılandığı bu tür platformlar, aslında sadece birer yarışma alanı değildir. Kendimizi geliştirdiğimiz, yeni şeyler öğrendiğimiz, birlikte aydınlandığımız bu kıymetli alanlar, aynı zamanda toplumun karakterini, bireylerin niyetlerini açıkça ele veren birer ayna gibidir.

​Bu vesileyle, emeği geçen yetkililere ve bu güzel yapıyı hayata geçirenlere yürekten teşekkür etmek gerekir; çünkü bu tarz platformlar insana umut aşılar. Ancak her güzel bahçenin etrafında ayrık otları bittiği gibi, bu masum ve eğlenceli ortamlarda bile huzuru kaçırmaya çalışan bazı gölgeler maalesef varlığını sürdürmektedir.

​Ekranda Görünenler ve Görünmeyen Niyetler

​Ben bu bilgi yarışmasına adalet, çevre, duyarlılık ve her şeyden önce Gazze adı adına, o çocukların hatırına katılıyorum. Amacım zihnimizi tazelemek, öğrenmek ve bu ortak paydada var olmaktır. Ancak çocukların da büyük bir heyecanla takip edip yarıştığı, bilginin ve erdemin yarışması gereken bu mecralarda, bazı kullanıcıların yanlış ve sinsi hamleleri dikkat çekiyor. Müstehcen ya da manipülatif isimlerle hesaplar açarak bu temiz atmosferi kirletmeye çalışanlar, sadece estetik bir rahatsızlık vermiyor; çok daha derin bir zihniyet bozukluğunun dışavurumunu sergiliyorlar.

​Dahası, böylesine masumane bir ortamda bile haksızlıkla, hırsızlıkla ve başkasının emeğini gasp ederek hak etmedikleri puanlara, seviyelere ulaşmaya çalışan bir kesim var. İşte asıl mesele de tam burada başlıyor.

​Küçük İhlallerin Büyük Anlamı

​Neden mi bu konuyu dillendirme gereği duyuyoruz? Çünkü hayattaki büyük çürümeler, en küçük alanlardaki bu arsızlıklarla başlar. Bir yarışmada hileyle, hırsla hak etmediği bir yere gelmeyi mubah gören bir zihniyet, hayatın her alanında aynı karakteri kopyalar. Emeğin kıymetini bilmeyen, başkasının hakkını gasp etmeyi bir "başarı" zanneden bu kurnazlık, zamanla kurumlara, çalışma hayatına ve toplumsal adalete de sızar.Hakkını dürüstçe aramak kronik şikayetçilik değildir böyle bir durum varsa sorunun gerçekten çözülüp çözülmediği irdelenmelidir.

​Eğer bir yerde hırsızlık ve haksız kazanç hevesi artış gösteriyorsa, orada denetim mekanizmaları da en az o hırs kadar keskin ve tavizsiz olmalıdır.

​"Bil Bakalım"da Anında Müdahale Neden Önemlidir?

​İşte bu noktada, TRT Bil Bakalım gibi nezih platformlarda çok kritik bir detay devreye giriyor: Anında tespit ve hızlı eleme.

​Eğer bu tür uygunsuz isimler, manipülasyonlar veya hile girişimleri fark edildiği an, sistem tarafından "alt tarafı bir oyun" denilip geçilmeden, derhal ve tavizsiz bir şekilde ayıklansa; inanın bu sadece bir yarışma disiplini sağlamakla kalmaz, toplumsal adalete de çok büyük bir ders verir. Çünkü bir kural ihlali "alt tarafı bir oyun" demez, geçiştirilmez; aksine o an cezalandırılırsa, o kurnaz zihniyet kuralların ciddiyetini anlar. O an yapılacak anlık ve kararlı bir tespitle o hesapların silinmesi, "alt tarafı bir oyun" denilip geçilmeyecek kadar çok şey anlatır; hakkaniyetin ne kadar ucuz olmadığını gösteren en güçlü derstir.Ayrıca Adalet Bakanlığı ile böyle hallerde koordine hareket etmek uygundur.

​Kurumsal Hayatın ve Vicdanın Aynası

​Günlük hayatın koşturmacasında, haksızlığa uğrayan dürüst insanlar bu manzarayı gördüğünde elbette yabancı hissetmez. Çünkü bulunduğu ortamda hakkını yiyen, liyakati çiğneyen zihniyet ile sanal bir yarışmada hileyle puan çalmaya çalışan zihniyet tam olarak aynı kökten beslenir. İkisi de emek hırsızıdır. Ve ne yazık ki bu tür karakterler, köşeye sıkıştıklarında ya mağdur rolüne bürünmeyi severler ya da çevrelerindekileri manipüle ederek durumu tersine çevirmeye çalışırlar.

​Son Söz

​İlk bakışta sevimli, masum ve sıradan bir bilgi yarışması gibi duran bu platformlar; aslında dürüstlerin ve kurnazların sessiz bir savaş alanıdır. Ama bu tür ahlak dışı hareket edenler yüzünden bu tür harika programlar zarar görmemeli, hırsızlıkla ve arsızlık ile hareket edenler anında cezasını almalı.

​Bizim muradımız hakikatin, emeğin ve masum çocukların tertemiz dünyasının korunmasıdır. Çünkü adalet, en küçük ekrandan en büyük kurumlara kadar her yerde aynı titizlikle savunulmadığı sürece, ne vicdanlar rahat eder ne de sokaklar huzur bulur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Leyla Sapmaz Arşivi